Nizami Gencevi
Azeri, Fizolof, Şair 1141 - 1209 2.360Bu Biyografiler İlginizi Çekebilir
Nizami Gencevi Hayatı
Nizameddin İlyas Bin Yusuf veya Genceli Nizami / Nizami Gencevi (1141 ' 1209), bugünkü Azerbaycan'ın Gence şehrinde yaşamış şair ve düşünürdür.
Felsefe, edebiyat, astronomi, tıp, geometri gibi alanlarda çalışmalar yapmış bir 12. yüzyıl filozofu ve şairidir. Eserlerinin çoğunu Farsça yazan şair, Fars edebiyatında hamse türünün kurucusu sayılır. destansı şiir türünü zirveye taşımış, manzum aşk hikayelerinin en büyük üstadı unvanını kazanmıştır.
Eserleri kendinden sonraki şair ve düşünürleri etkileyerek Sadi-i Şirazi'nin Bostan'ında, Mevlana Celaleddin Rumi'nin Mesnevi'sinde, Emir Hüsrev Dehlevi'nin Hamse'sinde, Arif Erdebili'nin Ferhadnamesinde, Ali Şir Nevai ve Abdurrahman Cami'nin 'Hamsal'larında, Fuzuli'nin Leyla ve Mecnun'unda yeniden işlenmiştir.
Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte; 1141-1145 yılları arasında Gence'de dünyaya geldiği düşünülür. Asıl adı İlyas, lakabı ise Nizammeddin'dir. Aynı dönemde yaşamış olan başka Nizamilerden ayrılmak için Nizami Gencevi'2 yani Genceli Nizami adı ile zikredilmiştir. Tam adı Ebu Muhammed İlyas bin Yusuf bin Zaki bin Muayyed Nizami şeklindedir.
Anne- babasını erken yaşta kaybeden Nizami'nin Gence'de dayısı sayesinde iyi bir eğitim gördüğü, dil ve edebiyat yanında astronomi, felsefe, coğrafya, tıp ve matematik okuduğu, müziğe ilgi duyduğu, Farsça ve Arapça'dan başka Pehlevîce, Süryânîce, İbrânîce, Ermenice ve Gürcüce gibi dilleri de öğrendiği anlaşılmaktadır. Kişisel gayretleri ile orta çağ döneminin ilimlerine vakıf olmuştur; Orta Doğunun sözlü ve yazılı edebiyatını öğrenmiştir. Eserlerinde, İslam ilimleri dışında, Antik Çağ Yunan Felsefesine de tamamıyla hakim olduğuna ve astronomi bilgisine dair kanıtlar bulunur.
Eğitim döneminden sonra resmî bir görev almayıp çevredeki devlet adamlarına gönderdiği şiirlerden elde ettiği para ile geçindi; ancak bir saray şairi olmadı. Saray çevresinde yaşamak yerine mütevazi bir yaşamı tercih eden Nizami, üç kez evlenmiş ve üç eşi de erken yaşta hayatını kaybetmiştir. Eşleri içinden Derbend hükümdarı tarafından hediye edilen Kıpçak cariyesi Afak adlı eşinden 1174'te Muhammed adında bir oğlunun dünyaya geldiği bilinir; nasihatnamelerini oğlu Muhammed'e hitaben yazılmıştır.
Dindar bir kişi olan Nizami, Bâtınîliğe şiddetle karşı çıkıp, şiirlerinde Ehl-i sünnet inancını dile getirmiş, İslam peygamberi ve Dört halife için övgüler yazmıştır.
Niazami, edebiyata lirik şiirler yazarak başladı; ardından toplumsal, terbiyevi ve felsefi içerikli gazeller, kasideler, rubailer de yazdı. Şiirlerinde devrin kültür dili olan Farsça'yı kullandı. Eserlerinde aşkı farklı boyutları ile ele aldı; insan ve insan tabiatının güzelliğini işledi; hayatın anlamının insana ve insanlığa saygı göstermek olduğunu ifade eden temalar işledi. Güzelliklerden bahsederken Gence şehrinden de özellikle bahsetmiştir.
Günümüze gelen tek eseri 35bin beyitten meydana gelen Beş Mücevher ( Panj Ganj) adlı Hamse 'sidir. Eserin çeşitli kütüphanelerde yüzlerce yazması bulunur. İran'da, Hindistan'da, Avrupa'da basılmış, manzum ve mensur çevirileri yapılmıştır. Kaynaklarda şairin 20.000 beyitlik bir divanı olduğundan bahsedilirse de tam bir nüshası günümüze kadar gelmemiştir.
Eserlerinin yazılış tarihlerinden hareketle onun altmış yaşlarında iken 597-611 yılları arasında öldüğünü söylemek mümkündür. Mezarı eski Gence şehrindedir.
Nizami'nin ailesi hakkında bilgi yoktur, eserlerinden babasının isminin Yusuf olduğu (etnik kökeni tartışmalıdır) ve annesinin Azerbaycan Kürtlerinden olduğu görülebilmektedir.
Nizami, kimi kaynaklarda Fars şairi olarak kabul edilegelmiş olsa da Azerbeycan kaynakları onun Türk asıllı olduğu konusunda hemfikirdir. Bir grup araştırmacıya göre Kıpçak, diğerlerine göre Oğuz boyundandır. Babasının Gence'ye gelip yerleştiği ve Nizâmî'nin orada doğduğu kabul edilmektedir.
Felsefe, edebiyat, astronomi, tıp, geometri gibi alanlarda çalışmalar yapmış bir 12. yüzyıl filozofu ve şairidir. Eserlerinin çoğunu Farsça yazan şair, Fars edebiyatında hamse türünün kurucusu sayılır. destansı şiir türünü zirveye taşımış, manzum aşk hikayelerinin en büyük üstadı unvanını kazanmıştır.
Eserleri kendinden sonraki şair ve düşünürleri etkileyerek Sadi-i Şirazi'nin Bostan'ında, Mevlana Celaleddin Rumi'nin Mesnevi'sinde, Emir Hüsrev Dehlevi'nin Hamse'sinde, Arif Erdebili'nin Ferhadnamesinde, Ali Şir Nevai ve Abdurrahman Cami'nin 'Hamsal'larında, Fuzuli'nin Leyla ve Mecnun'unda yeniden işlenmiştir.
Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte; 1141-1145 yılları arasında Gence'de dünyaya geldiği düşünülür. Asıl adı İlyas, lakabı ise Nizammeddin'dir. Aynı dönemde yaşamış olan başka Nizamilerden ayrılmak için Nizami Gencevi'2 yani Genceli Nizami adı ile zikredilmiştir. Tam adı Ebu Muhammed İlyas bin Yusuf bin Zaki bin Muayyed Nizami şeklindedir.
Anne- babasını erken yaşta kaybeden Nizami'nin Gence'de dayısı sayesinde iyi bir eğitim gördüğü, dil ve edebiyat yanında astronomi, felsefe, coğrafya, tıp ve matematik okuduğu, müziğe ilgi duyduğu, Farsça ve Arapça'dan başka Pehlevîce, Süryânîce, İbrânîce, Ermenice ve Gürcüce gibi dilleri de öğrendiği anlaşılmaktadır. Kişisel gayretleri ile orta çağ döneminin ilimlerine vakıf olmuştur; Orta Doğunun sözlü ve yazılı edebiyatını öğrenmiştir. Eserlerinde, İslam ilimleri dışında, Antik Çağ Yunan Felsefesine de tamamıyla hakim olduğuna ve astronomi bilgisine dair kanıtlar bulunur.
Eğitim döneminden sonra resmî bir görev almayıp çevredeki devlet adamlarına gönderdiği şiirlerden elde ettiği para ile geçindi; ancak bir saray şairi olmadı. Saray çevresinde yaşamak yerine mütevazi bir yaşamı tercih eden Nizami, üç kez evlenmiş ve üç eşi de erken yaşta hayatını kaybetmiştir. Eşleri içinden Derbend hükümdarı tarafından hediye edilen Kıpçak cariyesi Afak adlı eşinden 1174'te Muhammed adında bir oğlunun dünyaya geldiği bilinir; nasihatnamelerini oğlu Muhammed'e hitaben yazılmıştır.
Dindar bir kişi olan Nizami, Bâtınîliğe şiddetle karşı çıkıp, şiirlerinde Ehl-i sünnet inancını dile getirmiş, İslam peygamberi ve Dört halife için övgüler yazmıştır.
Niazami, edebiyata lirik şiirler yazarak başladı; ardından toplumsal, terbiyevi ve felsefi içerikli gazeller, kasideler, rubailer de yazdı. Şiirlerinde devrin kültür dili olan Farsça'yı kullandı. Eserlerinde aşkı farklı boyutları ile ele aldı; insan ve insan tabiatının güzelliğini işledi; hayatın anlamının insana ve insanlığa saygı göstermek olduğunu ifade eden temalar işledi. Güzelliklerden bahsederken Gence şehrinden de özellikle bahsetmiştir.
Günümüze gelen tek eseri 35bin beyitten meydana gelen Beş Mücevher ( Panj Ganj) adlı Hamse 'sidir. Eserin çeşitli kütüphanelerde yüzlerce yazması bulunur. İran'da, Hindistan'da, Avrupa'da basılmış, manzum ve mensur çevirileri yapılmıştır. Kaynaklarda şairin 20.000 beyitlik bir divanı olduğundan bahsedilirse de tam bir nüshası günümüze kadar gelmemiştir.
Eserlerinin yazılış tarihlerinden hareketle onun altmış yaşlarında iken 597-611 yılları arasında öldüğünü söylemek mümkündür. Mezarı eski Gence şehrindedir.
Nizami'nin ailesi hakkında bilgi yoktur, eserlerinden babasının isminin Yusuf olduğu (etnik kökeni tartışmalıdır) ve annesinin Azerbaycan Kürtlerinden olduğu görülebilmektedir.
Nizami, kimi kaynaklarda Fars şairi olarak kabul edilegelmiş olsa da Azerbeycan kaynakları onun Türk asıllı olduğu konusunda hemfikirdir. Bir grup araştırmacıya göre Kıpçak, diğerlerine göre Oğuz boyundandır. Babasının Gence'ye gelip yerleştiği ve Nizâmî'nin orada doğduğu kabul edilmektedir.
Yorumlar
Yorum Ekle
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!