İçerikler

Tüm içerik makalelerimiz

Dünya dediğin nedir ki zaten?

Bir söğüt gölgesi mi, bir yakamoz gecesi mi, yoksa sadece bir lokma ekmek ve bir bardak su mu? Kırdığın gönülleri tamir edebilir misin, aldığın ahları yerine koyabilir misin? Bitmez sandığın her şey biter bir gün. Ama asıl mesele şu: Hesabı var mı yaşananların? İçindeki sonsuzluk senin varlığın - dünya dediğin nedir ki zaten?

İzmir

İzmir, 2001’in buz tutmuş gecesinden yükselen bir fısıltı... Kanatları kopmuş kelebeklerin güzelliğiyle yaralanan, sevdikleri ayıran ama içindeki güzel insanlara selam gönderen bir veda. Çünkü bazen en derin aşk, “artık sevmiyorum” diye üç kez söylenirken bile susmuyor; sadece mesafeye, alın yazısına, o götüren arabaya kızgın bir selam bırakıyor geride.

Karardı ortalık

Bazen karanlık sadece güneşin batmasıyla gelmez. "Karardı ortalık" refreni, her kıtada tekrarlanan bir acı gibi... Işık sönmüş, yağmur yağmış, gözler gitmiş. Kara gözleriyle birlikte karanfiller bile kararmış. Camlar kırılmış, sevdaların elleri boş kalmış. Karanlık sadece dışarıda değil - içeride, yüreklerde, yollarda... Her yerde.

Kadınlar

Kadın, hayatın en büyük çelişkisidir belki de. Hem melek hem şeytan, hem gül hem diken, hem su hem ateş... Bu şiir, kadının tüm hallerini, tüm yüzlerini anlatır: Bakışıyla öldüren de o, uçurumdan kurtaran da. Eli nasırlı emekçiler, gönlü hasırlı fedakarlar, güneş bakışlı umutlar... Analar, ağyarlar, sevdalar - hepsi kadın, hepsi hayat. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde, kadının sonsuz renklerine dair bir portre.

biraz karışık

Bazı geceler, şubatın eksi otuzunda bile olsa, kalp sağanak kar altındadır. "Biraz karışık" der ama aslında çok net: Artık git. Yoruldum sana açık kalmaktan, bittim sana dik durmaktan. Yemişlerini kimse yememiş, dalları kurumuş bir ağaç gibi, bazen insanlar da öyle kalır - titremiş, üşümüş, şaşırmış.

Küllerden Sonraki Pazartesi

1999 yılının bir Şubat sabahında uyanan kahraman (şair), geçmişte yaşadığı hayal kırıklıklarını ve insanların vefasızlıklarını geride bırakmaya karar verir. Tüm eşyalarını ve geçmişe dair izleri yok eder, evini satıp yeni bir semte taşınır. Bu radikal değişimle birlikte manevi bir arınma yaşar; sabah ezanıyla uyanıp ibadet eder ve huzuru sadelikte bulur. Hikaye, şairin kendi özünü kaybetmeden mutlu olmayı seçmesi ve yazacağı yeni şiirler için bir "ilham perisi" beklemesiyle sona erer.

Teşekkür Ederim

"Ne bileyim..." tekrarıyla başlayan her kıta, kontrol edemediğimiz bir hayatın çaresizliğini anlatır. Suyun akması gereken yöne akması gibi, bazı şeyler seçilmez - sadece yaşanır. Ama son dizede, olmayan güzellikler için bile "teşekkür ederim" diyebilmek, en derin kabulleniş ve olgunluktur.

Bilirsin işte

Bazı dizeler yazıldığı zamandan ileriye yürür. 26 Ekim 2000’de kaleme alınan bu şiir, belki de bugünü önceden sezmenin bir hâliydi. Yıllar geçti; kelimeler aynı yerden, aynı sükûnetle sesleniyor: Bilirsin işte…

İstanbul 7

İstanbul'un Beyazıt semtinde sabah saatlerinde bir polis aracının geçişi sırasında gerçekleşen bombalı saldırıda 7'si polis, 4'ü sivil 11 kişi hayatını kaybetti, 36 kişi de yaralandı.

Parlayıp sönen yıldızlar kadar uzak

Dokunursun kapının tokmağına bir ümitle. İçeriden gelen sesler kapıya yönelmez. Döner kalbine bakarsın, aralık kapılar ararsın. Gün gelir açılır başka kapılar. Sonuç: Hayat devam ediyor, kuşlar uçuyor..

Bir yudum su

Derler ki; "Aşk bir başkalarında kendisini bulmakmış." Oysa ki; "Aşk bir başkasında kendisini bulduğunu sanmakmış.". Bu şiir aşık olanlara gelsin.

Yaz yağmurumsun

Umudun kesilir, nefesin kesilir, daralırsın hayattan. Bir ışık beklersin, bir yudum huzur. Sıcaktan kurumuş topraklara birden başlar yağmur. Sonra bir senfoni toprak kokusu.

İçerik Kategorileri

İçerikleri kategorilere göre keşfedin