Tüm içerik makalelerimiz
Derin bir özlem ve gamla örülü bir gönül… Bu şiir, yalnızlığın, ayrılığın ve sığınılan limanın duygularını içtenlikle yansıtıyor. Her dizesi, kaybolmuş bir yüreğin sessiz çırpınışını ve hasretini hissettiriyor
İki gün bir gece tur. Ne çok şey sığar titreşimli sert koltuklu yolculuklara. Oğuzuyla, Alisiyle ve Halilin Fatmasıyla karışan tatlı bir yolculuk. Nasıldır bilirsiniz ne yaşadığınız değil kiminle yaşadığınız.. İyi ki sizle yaşamışım. İki günde gönlümde dolup şiir olarak taşanlar.
Bu şiir, tamamen hayal ürünü olup gerçek olay ya da kişilerle doğrudan bir ilgisi yoktur. Tamamıyla kurgusal bir bakış açısıyla kaleme alınmıştır.
Ne geçmişten çıkabiliyorum, Ne de geleceğe yönelebiliyorum, Sanki araf'ta sıkışıp kalmışım, Sadece seni düşünebiliyorum.
Aşık gönül sevdasını belli eder. Aşık gönül sevdiğini tanımlar, yüreğinde, kaleminde, rüyalarında taşır. İşte bir seven gönlün kaleminden Ceylanına dökülenler..
Bir ihtar belki, bekli de uzaklaşma ve hesaplaşma çabası. Ne olursa olsun yaşananları değiştirecek her hangi bir durum yok, bu imkansız. Belki de pişmanlıklar sonrası bir iç sesi şiir sizlerle..
Cizre de başlayıp Diyarbakır'da biten bir aşk destanına şahitlik etmeye var mısınız? Bu destansı aşk hikayesinde belki kendinizden bir şeyler bulabilirsiniz? Belki de kimi aşklar unutulmayı hak etmiyor..
ufalanır ellerim zormuş şiir yazmak zorlanır dizelerim seni satırlarda anmak
günlerden sonbahar renkler sarıya kızıla çalar bir kayısı ağaca gölgesinde gizlenirim aman yakmasın tenimi güneş bu kadar
Biz mi çile çekeriz, çile mi bizi çeker bilinmez.. "Hayaller Kağıda" Dergisinin 8. sayısında yer bulan şiir, Sidar Sevimli tarafından kaleme alınmıştır.
Bembeyaz bir kar günü, Aşığın umudu yerle bir oldu, Gönlü buz tutmuştu, Gönlünün sıcaklığa ihtiyacı vardı,
Aşk elinden yaralıyım, Aşk ülkesinde can çekişirim, Aşık û maşuk zindanındayım, Mecnun çölünde bir mahkûmum,