Tüm içerik makalelerimiz
Son dönemde Türkiye’de yaşanan bazı dikkat çekici olaylar, toplumun farklı kesimlerinde büyük yankılar uyandırdı. Narin Güran cinayeti, bu olayların başında geliyor. Küçük bir kız olan Narin'in cinayeti, Diyarbakır'da gerçekleşen şok edici bir olay olarak ülke gündeminde yer aldı.
Bir zamanlar, ormanın derinliklerinde, cesur bir avcı yaşardı. Doğanın seslerini dinlemeyi seven, her gün ormanda dolaşarak av peşinde koşan biriydi. Bir gün, avcı ormanda dolaşırken, garip bir sessizlik hissetti. Doğa, sanki bir tehlikenin yaklaştığını hissediyor gibiydi.
Sıkıntılı zamanlardan geçtiğimiz aşikar. İnsanların alım güçleri aşırı bir şekilde düşmüş durumda. Gelirler giderleri karşılamıyor, tabii bir gelir varsa. İnsanlar ihtiyaçlarını karşılamaları için büyük yekünler ödemek zorunda kalıyorlar. İhtiyaçlar derken temel ihtiyaçlardan bahsediyorum: barınma ve gıda. Ekonomik dengeler sarsılmış durumda.
Henüz cep telefonları yok, sabit hatlar yeni yeni evlere girmeye başlamış. Köyümüze elektrik geleli sadece üç yıl olmuş. Kasetçalarlar yaygın, televizyonlar ise tüplü ve siyah-beyaz. LCD mi alsam Plazma mı alsam sorularına daha en az on yıl var. O zamanlar, plazma TV'nin ne olduğunu merak edenler bugün internetten öğrenebilirler.
Bir sabah uyandığınızı hayal edin; her şey değişmiş. Yaşadığınız veya yaşadığınızı zannettiğiniz dünya artık eskisi gibi değil. Elinizde tuttuğunuz tüm değerler, emekler, birikimler yok olmuş. Hayat, bir gecede bambaşka bir boyuta geçmiş. Ne yapardınız?
Peygamber sevgisi, bazen bir hasret, bazen bir sığınaktır. Bu şiir, Hz. Muhammed'e (SAV) olan sevgiyi yolculuk metaforuyla anlatır: Yorgun ayaklar, uzayan gölgeler, bitmeyen yollar... Ama her kıtanın sonunda aynı umut: "Yollarımda umutlarım, kalbimde senin sevgin var." Kusurlarıyla, çileleriyle, melankolileriyle bir kulun Efendisine olan özlemi ve bağlılığıdır bu şiir. "Ne olur orada gölgene al beni" diyebilmek, en derin bir aşkın dilidir.
‘Büyük balık küçük balığı yutar’ demeden önce birkaç soru sormak gerek: Neden savaşır insanlar? Neden birlikte uyum içinde yaşayamazlar? Bizi hayvanlardan ayıran asıl fark nedir?
Canın ne kadar yanarsa yansın. Yol ver gitsin seni üzene. Sevdiğinmiş, akrabanmış düşünme. Seni anlamayana kendine dayatma boşuna. Varlığınla mutlu edemediğini, Yokluğuna baş başa bırakmaktan sakınma.
hayalin karşımda, gözlerin, bakışların rüzgarlar okşar saçlarını bensiz sonra hüzün taneleri yanağına ulaşır kendi yazdığı oyunu kendi bozarmış
Güzel günlerdi diye başlayan cümleler eskide kaldı artık. Günler diye bir şey zaten yok. Asıl olan yaşadığını zannettiğin şuan. Evet ben bu yazıları yazarken ki anım ve senin bu yazıları okumakta olduğun an.. Başka bir zaman yok. Gelecek zaten yok. Ya geçmiş.. Geçmiş olsun. Bitti gitti..
sandığın kadar zor değil açıklaması sandığın kadar az içinde biriktirdiklerin sağlığın kadar yok önlemli hiç birşey saflığın kadar yok özündeki herşey
Gün gelir unutulur verilen bütün vaatler Gün gelir soyunur kabuğundan gerçekler Önünde dururken her şeyin çıplaklığıyla Görülmez olur gerçekler bütün gözler