Tüm içerik makalelerimiz
Ey yüreğimi sineye çeken, Firdevs kokulu yâr, Ateş gibi kül ettin beni, Ey nazlı yâr, Bu kadar yaktırdığın yeter değil mi?
Her aşık düşer bir kuyuya, Bu kuyu ne Kenan da, Ne Yemen de, Ne de Fizan'dadır,
Ahmet ve Burak, küçücük yaşlardan beri dosttular. Yaşadıkları mahallede hayat bazen zor, bazen de çok öğreticiydi. O akşam sahil kenarında otururken Burak’ın sesi boğuk çıktı:
Hiç ummadığın anda, Gökyüzünden aşk yağmuru yağar, Ve gönlüne aşk yağmurundan, Bir damla düşer...
Öleceğiz bir gün. Birkaç gün ölecekler, sonra kalan malını bölecekler; hatta memnun kalmayıp üstüne bir de sövecekler.
Mavi bir renkten daha fazlası bence, sonu olmayan bir gökyüzü, umut dolu bir deniz. Cemal Süreya
Bir kuyudasın, soğuk ve tenha Başında aslan, dibine ejderha Tutunduğun ipi kemirir beyaz siyah fare Kim kurar bu düzeni yok mu bir çare
Güneşin ilk saatleri Paçamda taze çamur lekeleri, Yollardayım okulumun, Gizlenerek saldıran köpeklerden.
Yoğun bir iş gününün ardından koltukta yığılmış bir şekilde akşam yemeği sonrası, TV kumandası elime alıyorum. Çayımı yudumlarken, birkaç haber kanalını dolaşıyorum… Birden, İzmir'den gelen bir haber dikkatimi çekiyor: Elektrik sobasından çıkan yangında 5 çocuk hayatını kaybetmiş.
Son zamanlarda medyada yer alan çarpıcı bir haber, toplumsal vicdanı derinden yaraladı. Ülkemizde meydana gelen trajik bir olayda, 9 bebeğin ölümüyle sonuçlanan bir durumun ardındaki çetenin, devletin savcısını tehdit ettiği görüntüler ortaya çıktı. Bu durum, yalnızca bireysel bir cinayet veya sağlık skandalı değil, aynı zamanda organize suçların devlet otoritesine karşı geldiği bir dönemin yansıması olarak dikkat çekiyor.
Bir zamanlar, yeşil ve yoğun bir ormanda, karnı acıkmış bir kurt yaşardı. Diğer hayvanlar, onunla pek dostça davranmazdı çünkü kurdun hırslı bir yapısı vardı. Bir gün ormanda dolaşırken, mavi gökyüzünün altında küçük bir kızın cıvıl cıvıl sesini duydu.
Bir zamanlar, sakin bir köyde, sevimli ve yaşlı bir kadın yaşardı. Herkes ona "Büyükanne" derdi. Gençliğinde, birçok macera yaşamış, hayatın her yönünü tecrübe etmişti. Şimdi, huzur içinde yaşamak, çiçekleri sulamak ve torununun zaman zaman yaptığı ziyaretleri beklemekten mutluydu.